Tarkan “örgütsüz” yargılanacak

İstanbul Ömerli’deki çiftlik evine 26 Şubat’ta yapılan baskınla gözaltına alınan ve “uyuşturucu kullanmak, bulundurmak” suçundan ifade verdikten sonra savcılıkça serbest bırakılan Tarkan’ın 9.5 yıla kadar hapsi istenebilir.

Sabah’ın haberine göre, İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı’nın, Tarkan Tevetoğlu ile gazeteci Kubilay Keskin ve Bekir Saçar’ın da aralarında bulunduğu 2’si tutuklu 11 şüpheli hakkında yürüttüğü soruşturmadan görevsizlik kararı çıktı.

Kararda, örgütlü olarak işlenen bir suç olmadığı, şüphelilerin, torbacı tabir edilen kişilere bireysel uyuşturucu ticaretine yardım ettikleri, kullanmak amacıyla uyuşturucu satın aldıkları belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, görevsizlik kararında belirtilen suçlardan iddianame hazırlarsa, Tarkan ve arkadaşları hakkında; birbirlerine uyuşturucu temin etmek ve kullanmak amacıyla uyuşturucu satın almak ile bulundurmaktan 3.5 yıldan 9.5 yıla kadar hapis cezası istenebilecek.

Güzel oyuncu anne oldu

GORA VE AROG sinema filmlerindeki ‘Ceku’ rolüyle sinemanın aranan oyuncuları arasına giren Özge Özberk bir erkek bebek dünyaya getirdi.
İşadamı Hayim Sadioğlu ile evli olan Özberk bebeğinin adını ‘Leo’ koyduklarını söyledi. Özberk, “Benim burcum aslan, eşim Hayim’in burcu da aslan. O da ismiyle aslan olsun istedik” dedi. Ünlü oyuncu çocuğuyla ilgilenebilmek için oyunculuğa bir yıl süreyle ara verdiğini belirtti.

Hata yaptım

Canlı yayında 1’i esir 10 Rum’u öldürdüğünü söyleyerek diplomatik kriz yaratan oyuncu Atilla Olgaç, “Kıbrıs açıklamam bir trafik kazasıydı” dedi

Atilla Olgaç 1 yıldır kendisine iş teklifi gelmediğini, emekli maaşıyla geçindiğini söyledi.

Orada Neler Oluyor isimli televizyon programında Kıbrıs Barış Harekatı ile ilgili konuşurken Rum esirleri öldürdüğünü söyleyen oyuncu Atilla Olgaç büyük tepki çekmişti. Diplomatik krize de neden olan Olgaç, derin bir sessizliğe bürünmüştü. Uzun zamandır hiçbir projede yer almayan Olgaç, o açıklamadan sonra değişen yaşamını anlattı:

Çok üstüme gelindi

* Kendimi o dönem çok baskı altında hissettim. Senaryo olduğunu ertesi gün söyledim ama kimse inanmadı. Mesleğim oyunculuk ve ben onu icra ediyorum. O konu hakkında çok üstüme gelindi, çok yazılar yazıldı. Bunu bir trafik kazası olarak değerlendiriyorum. İnsan hata yapabilir. Ben bu kazadan parçalanmadan çıktım.

Bir bölümlük iş

* En son Osman Sınav beni tek bölümlük Sakarya-Fırat adlı dizide oynattı. Ekrandan elimi eteğimi ben çekmedim. Ama öyle güzel bir teklif gelmiyor. Dizileri ekstra kazanç olarak değerlendiriyorsunuz, olmayınca kendi yağınızla kavruluyorsunuz. Bir sıkıntım yok ama ekstra gelir olduğunda değişik yatırımlara yöneliyorsunuz.

Kapı kapı dolaşamam ki

* Hayranlarım yolda gördüğü zaman ’abi yeni proje var mı, hadi bekliyoruz neredesiniz’ deyip duruyorlar. Seyircinin de bir şeyler yapması lazım. Ben gidip kapı kapı dolaşıp bana rol verin diyemem ki. Birde bu krizi kullananlar var, para yok diyip. Hep sanatçıdan kırparlar.

Oturmaktan 20 kilo aldım

* 8 yaşımda bir kızım var, onunla beraber oluyorum. Kitap okuyorum, geziyorum yürüyüş yapıyorum. Şimdiye kadar hiç olmadığı kadar boş vaktim var. Hatta 20 kilo aldım.

Beni evlendirin!

Cem Yılmaz, Magazin Gazetecileri Derneği’ne seslenerek “Beni evlendirin” dedi! Birbiri ardına yaptığı esprilerle davetlileri kahkahaya boğan ünlü komedyen, Ülker-Bizim Mutfak’ın yayınladığı “İstanbul Mutfakta” isimli yemek kitabının tanıtımında “Kitaba baktım, beğendim. Gerçi ben genelde Meydan Larousse okurum, sayfaları bulur oradan tariflere bakarım” dedi. İşte Yılmaz’dan taze espriler:

* Artık araba değil, resim koleksiyonu yapma niyetindeyim!

* (Çocuk istiyor musunuz? sorusuna) Daha ben biyolojik olarak baba ol abi lir miyim onu bile bilmiyorum. Ama elinizde bir belge varsa olur.

* (Hülya Avşar’ın Ata Demirer’e ’Gay misiniz’ sorusunu kastederek) “Bana bu soruyu sormak istiyorsanız söyleyeyim: Gay değilim.

* (Kendisine Cem Bey diye hitap eden gazetecilere) Bana Cem Bey veya efendim diye hitap etmek zorunda değilsiniz. Ben derebeyi miyim? Bana Cem, Cem abi ya da dayı, yeğen diyebilirsiniz.

Demet 1 aylık bebeğini kaybetti

Önder Bekensir ile evlenir evlenmez bebek sahibi olmak istediğini belirten Demet Akalın, geçen hafta hamile olduğunu öğrendi iddiası magazin dünyasına bomba gibi düştü. Daha bu iddianın gerçekliği tam anlaşılmadan şimdi yeni bir iddia daha ortaya atıldı.Buna göre; 38 yaşındaki Akalın, bebeğine nazar değmemesi için, bebek üç aylık olana kadar hamileliğini gizleme kararı almış; ancak yine de haber duyulmuştu. Yeni iddiaya göre, Akalın’ın korktuğu oldu. Ünlü şarkıcı, bir aylık olan bebeğini kaybetti. Morali bozuk olan Akalın, şu günlerde kimseyle görüşmüyor.

Pişman oldu!

Bergüzar Korel oğlu için ‘onunla ilgili konuşurken burnumun direği sızlıyor’ dedi

Bergüzar Korel, hamililik döneminde saçını kestirdi ama, sonra pişman oldu.

Halit Ergenç’le görkemli bir düğünle dünya evine giren ve bir ay önce oğlu “Ali”yi kucağına alan Bergüzar Korel, doğum sonrası eski imajına geri döndü. Mega Magazin’in haberine göre, hamileyken saçları kısaltarak rengini açan Bergüzar Korel, doğum sonrası eski haline geri döndü. Şu sıralar minik oğluyla vakit geçiren ve anneliğe ısınan güzel oyuncu, eşinden de yardım aldığını söyledi.

“Saçlarımı kestirdiğime pişman oldum”

“Geceler uykusuz geçiyor. Halit beni zaman zaman uyutup Ali’yle uğraşıyor. Biz ona o bize alışmaya çalışıyoruz. Onunla ilgili konuşurken burnumun direğini sızlatıyor” diyen Korel, yeni imajı hakkında da, “Saçlarımı kestirdim sonra pişman olup tekrar böyle bir uzatma yaptırdım” diye konuştu.

Sevişip kendimi rezil edemem

Tabuları yüzünden sevişme sahnelerinde rol alamayan, bu yüzden önemli projeleri bile geri çevirmek zorunda kalan Nur Aysan Hürriyet gazetesine konuştu…

“Aşk-ı Memnu”dan başlayalım… Biz Peyker’i hiç dişli ve güçlü bir kadın olarak göremeyecek miyiz?

- Şahsen çok istiyorum, “Artık Peyker de dişlerini göstersin” diyorum ama ileride neler olur inanın bilmiyorum.

Peyker oyunculuğunuzu geliştiren bir rol mü?

- Hayır, Peyker oyunculuk anlamında beni zorlamıyor. Aslında ben daha çok oyunculuğumu zorlayacak karakterleri canlandırmak isterim, Peyker’se hep aynı: ıyi bir insan, duygusal, anne…

Ne oynamak isterdiniz mesela?

- Çılgın bir karakteri oynamak iyi olurdu.

“Şunu da ben canlandırsaydım” dediğiniz bir rol var mı?

- Scarlett Johansson’un “ınci Küpeli Kadın”daki rolü… Gerçi o da masum bir karakterdi. Ama çılgın karakterde de tıkanıyorum, belirli şeyleri yapamıyorum.

Rol gereği öpüşemiyor, sevişemiyorsunuz…

- Evet. O yüzden de masum kadını oynamak kalıyor bana. Zaten Peyker’den sonra eminim bana çılgın bir karakter teklifi gelmeyecek. Bunu hissediyorum.

ŞEVİŞİP KENDİMİ REZİL EDEMEM

Bir takım kurallarınız var ama hayatınızın sonuna kadar da oyunculuk yapmak istiyorsunuz değil mi?

- Evet ama şöyle bir durum var. “Aşk-ı Memnu” çok güzel bir tat bıraktı. Bundan sonra gelecek projelerde de en çok dikkat edeceğim şey bu olmalı: Senaryo düzgün mü, yapım şirketi düzgün mü, bu bana bir artı sağlayabilir mi… Sırf iş olsun diye bir projede yer almak istemem. Yine “Aşk-ı Memnu” tadında bir proje gelirse “evet” derim, gelmezse gelene kadar beklerim. Para kazanamıyorum diye de düşünmem. Çünkü moda ve tasarım okuyorum. O alanda da bir şeyler yapmak istiyorum.

Ama hayatınız çok değişti. Milyonlar sizi tanıyor, hiç tanımadığınız insanlar sizi seviyor. Bundan uzaklaşmak zor olmaz mı?

- Yıllarca ara vermem zaten… ınşallah güzel projeler gelir de ben hiç durmadan yola devam ederim.

Evli olmasaydınız Bihter karakterini oynayabilir miydiniz?

- Oynamazdım. Sorun sevişme sahnesi değil ama ben böyle bir şey yapmak istemediğim için orada güzel bir oyunculuk sergileyemezdim. Bu çok estetik bir konudur. Bir sevişirsin, öyle estetik durur ki “Vay be ne güzel oynamış” derler. Beren Saat ve Kıvanç Tatlıtuğ çok güzel oynadı, çok estetikti mesela. Bu bir sanat ve ben bu sanatı o kadar iyi yapabileceğime inanmıyorum. O yüzden de yapmam. Niye kendimi rezil edeyim!

Yetiştiriliş tarzıyla alakalı olabilir belki…

- Yetiştiriliş tarzından çok insanın kendi kendine yarattığı tabular yüzünden. Ben tabularımı yıkamıyorum.

EVLİYKEN BAŞKASINA AŞIK OLABİLİRSİNİZ

Neden son zamanlarda sahneleriniz az?

- Bilmiyorum ki daha çok Bihter, Behlül, Nihal ve ailedeki o karmaşaya yöneldiler. Nihal’e doğru kaymaya başladı hikaye artık. Bu durumda ister istemez bizim sahnelerimiz azalıyor. Bir de şimdi çocuk doğurdum filmde.

Evli bir kadın başkasına aşık olabilir mi?

- Olabilir. Gönül bu sonuçta. Ona nasıl engel olabilirsin ki…

Ya siz başka birine aşık olursanız?

- Olamam ben. Büyük konuşmamak lazım ama olmam. Kadınlar evlerinde istediklerini bulamadıkları zaman onu dışarıda aramaya başlıyorlar. Bir tarafın eksik oluyor ve onu başkasıyla doldurmaya çalışıyorsun. ıster istemez gönlün başkasına kayıyor. ıstem dışı bu. Ben kızmıyorum başka birine aşık olan insanlara. Çünkü engel olamıyorsun. Kim; “Ben evlendikten sonra başka birine aşık olacağım” deyip de evlenir ki!

EŞİM BANA “BİRAZ KADIN OL” DİYOR

Peyker’in hayatını yaşayıp, kamera stop deyince Nur olmak nasıl bir his?

- Onun bocalamasını başlarda çok yaşıyordum. Alıştım artık.

Eşinizin sizinle gurur duyuyor olmalı…

- Eşim beni çok sert eleştiriyor. Bazen “Bak orada ne kadar bakımlısın. Evde de baksan ya kendine” diye kızıyor. Çünkü ben evde saçım toplu, pijamalı bir kızım. Kocam “Azıcık kadın ol” diyor bana.

Dizide bebek sahibisiniz. Gerçek hayatta da var mı çocuk planlarınız?

- Bu aralar herkes beni hamile zannediyor zaten… Gazeteciler bile beni hamile sanıp röportaj için arıyorlar. Herkes o kadar benimsemiş yani hamile olmamı. Ama değilim. Biraz daha zaman var.

“EJDER KAPANI”NI SEVİŞME SAHNESİ YÜZÜNDEN REDDETTİM

Geçen görüşmemizde “Ejder Kapanı” için teklif aldığınızdan, görüşmeye gittiğinizden söz etmiştiniz. Ama film vizyona girdiğinde sizi görmedik. Neden?

- Dediğim gibi tabularımı yıkamıyorum. Bu teklif geldiğinde sevişme sahnesi olduğunu bilmiyordum. Görüşmeye gittim, böyle bir sahne olduğunu söylediler. Onun üzerine tekrar bir görüşmeye gidemedim bile. Çok isterdim Uğur Yücel’in projesinde yer almayı. Ama Berrak Tüzünataç o kadar güzel canlandırmış ki ben bile “ıyi ki ben olmamışım” dedim.

BİZİM SETTE ÖPÜŞÜRKEN ARAYA YASTIK KONMAZ

Sizin sette gerçekten öpüşürken araya yastık konuyor mu?

- Kimse yastık koymuyor.

Neden böyle bir şey demiş olabilir Beren Saat peki?

- O röportajda soru şöyleydi: “Öpüşme sahnelerinde karşınızdakini rahatsız etmemek için ne yapıyorsunuz?” Beren de “Kimi dişini fırçalıyor, kimi yastık koyuyor” demiş. “Ben yaptım” dememiş yani…

Siz Beren Saat’i düzenli olarak sette görüyorsunuz. Sizce şöhreti kaldıramadı mı?

- Beren’in üstüne o kadar geldiler ki! Artık A dese B diye yazılıyor. Aslında çok güçlü. Ben çok seviyorum ve takdir ediyorum kendisini.

DÖNEM FİLMİ, KOSTÜMLERİ HAZIRLAMAK İSTİYORUM

Moda eğitimi alıyorsunuz. Nasıl gidiyor okul?

- Gayet iyi… Okulda artık son senem, bitirme projem var. Defile yapacağız, ona hazırlanıyorum.

İleride modacı olmayı düşünüyor musunuz?

- Düşünüyorum. En çok istediğim de bir dönem filminde kostüm tasarlamak.

Kalp krizi geçiren eşini bırakıp sahneye çıktı

Kalp krizi geçiren eşini bırakıp sahneye çıkan ünlü şarkıcı kendini savundu…

Şarkıcı Elif Karlı’nın eşi Cengiz Karlı’nın kalp krizi geçirdiği öğrenildi. Cengiz Karlı’nın 14 ay arayla iki kez kalp krizi geçirdiğini söyleyen Elif Karlı, önceki akşam, sahibi oldukları ‘Caddebostan CK’ mekanda sahneye çıktı.Bu konu hakkında konuşun ünlü şarkıcı, “Hafta içinden alınan rezervasyonlar nedeniyle sahnemi iptal edemedim. Şu anda herkes eşimin yanında ama ben sahnedeyim. Eşim Azrail’e ikinci çelmeyi taktı. Ama ben yatakta olsam, o da çalışırdı. Birbirimiz için çalışıyoruz” diye konuştu

Akıllı olsunlar

Süpervizörlüğünü Zerrin Özer’in yaptığı ‘Her Devrin Devleri’ ismin taşıyan albüm, Zerrin Özer ve Salim Dündar tarafından tanıtıldı.
‘Her Devrin Devleri’ adlı albümde prodüktörlük ve süpervizörlük yaptığı için çok mutlu olduğunu söyleyen Zerrin Özer, yozlaşmaya yüz tutmuş sektörde gerçek devleri bir araya getirdiğini söyledi.

HERKESE KIZDI

Özer, “A’dan Z’ye bu değerli üstatlar yanımızda oldukları için çok teşekkür ediyorum. Hiçbiri beni kırmadı ve gerçekten sanatçı olduklarını ortaya koydular” dedi. Günümüzün dev isimleri arasında gösterilen Sezen Aksu ve Ajda Pekkan gibi isimlerin albümde yer almamaları hakkında sert açıklamalar da bulunan Zerrin Özer, “Olmadı ve gelmediler. Beni hiç bağlamıyor. Ne Sezen Aksu ne Nilüfer ne de Ajda Pekkan gelmedi“ derken son derece sinirliydi. Başarılı sanatçı, “Türkiye’de sadece Sezen Aksu her şeyde imza atacak diye bir şey yok. Beni konuşturmayın. Sinirleniyorum ve haksızlığa gelemiyorum. Sezen olağanüstü söz yazmaktadır. Yorumu tartışılabilir fakat bu bir ayrıcalıktır. Yok öyle müziğin Barones’iymiş falan filan. O Barones’se burada da sultan var. Akıllı olsunlar” diyerek projeye katılmayanlara serzenişte bulundu.

Piyasaya hızlı girdi

Kendisi kadar sıradışı bir açıklama yaptı: “Çiş yapmaya gider gibi seks yapmaya gidilmesi lazım.”

‘Sana Değil Kardeşine’ adlı ilk albümüyle müzik piyasasına giren Mercan, sıradışı şarkı sözleriyle dikkat çekiyor. Kendisini provokatif olarak tanımlayan Mercan, seksin tabulaşmasına karşı çıkıyor!

‘Sana Değil Kardeşine’ isimli ilk albümüyle dikkatleri üzerine çeken genç şarkıcı Mercan, cesur ve sıradışı şarkı sözleriyle öne çıkıyor.

İnsanların seksi artık tabulaştırmamaları gerektiğini söyleyen genç şarkıcı, şarkı sözlerinde de buna dikkat çekiyor. Hayatında aşk ve müziğin hep varolduğunu belirten 29 yaşındaki Mercan, “Çok hızlı yaşadım ama şimdi duruldum” diyor. İşte Mercan’ın yeni albümü ve hayatına dair anlattıkları…

Şarkı sözleriniz çok iddialı ve çok cesur. Bu albümü yaparken, tepki almaktan korktunuz mu?
Tedirginlik duymadım. Tepki alacağımı zaten biliyordum. İnsanların altı çizili ve çerçeveli şekilde yazılmış seks kelimesinden geçip, daha farklı bir doluluğa ulaşmalarını istediğim için böyle bir albüm yaptım. Seks yaşamın içersinde varolan çok doğal, biyolojik ve normal olan bir hayat enerjisi. Seksi tabulaştırmaya veya ilahlaştırmaya gerek yok. Çiş yapmaya gider gibi seks yapmaya gidilmesi lazım. Toplumumuzda iki tane farklı grup var. İkisi de uç ve ikisini de sağlıklı bulmuyorum. Seksin gerçekten konuşulabilen birşey olması lazım. Çünkü ondan sonra sapkınlık geliyor. Bütün bunları konuşup, arkasından da daha ruhani bir doyuma ulaşmak gerektiğine inanıyorum. Sadece seksten bahseden, seksi bir kadın gibi görünen bir imajım var. Öyle algılanıyor şarkılarım. Ama albümün içeriği öyle değil. Sözleri okudukları zaman aslında ne kadar eğlendiğimi görebilirler. Provokatif bir duruşum var.

ESTETİK VE SİLİKON YOK!
Sizce Türkiye seksle ilgili bu kadar rahat konuşmaya hazır mı?
Hiçbir şeye hazır olarak başlanmaz zaten. Sahte bir başlangıç olup, bunun devamı gelir. Adım atmadığınız sürece devamı gelmez. Doğru zamanı yok bunun. Bu bir evrim.

İmajınız 1980′li yıllarda Madonna’nın o eski haline benziyor…
Bilmem. O düşünülerek yapılmadı. Saçlarım yandığı için sarı oldu. Estetiğim yok, silikonum yok. Sadece saçlarım sarı. Civciv kafalıyım.

Albümünüzün tarzı ne?
Klip parçamız daha çok elektronik müziğe yakın. Herkes elektronik müzik yaptığımı düşünüyor ama sadece elektronik değil. R&B formu da var, hiphop da, dokuz-sekizlik bir parça da var. Sound olarak tek bir tür var diyemem.

Aileniz müziğinizi destekliyor mu, hayatınıza karışırlar mı?
Ben memur bir ailenin çocuğuyum. Babam sanatla çok ilgilenen; resim yapan, şiir yazan ve çok kitap okuyan bir adamdır. Ben de öyle büyüdüm. Tercihlerime saygı duyuyorlar çünkü; doğrudürüst tercihler yaptığımın farkındalar. Onlar beni boş yetiştirmediler.

Albüm yurtdışında da çıkacakmış, buna hazırmısınız?
Ben zor olacağını düşünmüyorum çünkü yıllardan beri zaten İngilizce söylüyorum. Dünya müziğini çok iyi takip ederim. Dolayısıyla bu kadar sürekli takip ettiğim ve dinlediğim için bununla alakalı bir özgüven eksikliğim yok.

CENAZEMİ DÜŞÜNÜRÜM
İlk albümle star olunur mu sizce?
Kahramanlar da bizim gibi insanlar. Hiçbiri sihirli güçleri, özellikleri olmayan bizim gibi insanlar. Ama onlar kahraman olduklarına inandıkları için ve kahraman gibi durdukları için kahraman oluyorlar. Sizin duruşunuzla alakalı bir şey.

Hayata böyle pozitif bakmanız, çevreniz tarafından nasıl karşılanıyor?
O enerjiyi dağıtıyorum. Çünkü; biz sahip olduğumuz şeylere güzellikle, büyük bir aşkla sarılmayı unutmuşuz. farkındalığımızı yitirmişiz. Herkes depresyona nasıl girilir ve orada itina ile nasıl kalınır üzerine master yapmış gibi dolaşıyor. Bir de ben haftada bir gözlerimi kapatıp, gerçekten öldüğümü düşünüyorum. Ölümümün filmini çeviririm. Helvam pişiriliyor, mevlüdüm okunuyor. Kefenleniyorum. Cenaze namazım kılınıyor. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalışırım.

Evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Evliliğe göre yaratıldığımı düşünmüyorum. Bekarlığa inancım var.

Hayatınızda biri var mı, çocuk sahibi olmayı düşünüyor musunuz?
Evet var. Çocuk şu anda düşünmüyorum, çok büyük sorumluluk. Kendim çocuk doğurmaktan ziyade varolan çocukları sahiplenmenin uygun olduğunu düşünüyorum. Dünyaya kendi genlerinizi bırakma isteği bencilce.

Sizin kötü taraflarınız var mıdır?
Çok hassasımdır. Haberleri izleyemiyorum, depresyona giriyorum. Şiddet beni çok üzüyor. Balık burcuyum. Kürk asla giymem, hayvanların eziyet görmesi ve savaşlar beni çok üzüyor. Ayrıca sömürülen insanları görmek beni üzer.